Öyle uzakımki şimdi ihtimallerin içinde fokurdadığı
Her türlü dünya vatandaşının şansına
Belki bir kase düşen kokusunu sevmek üzere var olduğumuz ve bir kez var olduğumuza yeniden ikna edildiğimiz o bir içimlik çorbadan.
Çorba nedir kaşık nedir tartışmaktan başka ne işim vardır sorusunu süsleyecek zamanlar bağışlıyorum kendime, şu durmaksızın boşalan kumbaradan ve boşalacak kesinlikle ben orada olmadığım bir vakit ona ne şüphe.
Mesele şudur diye başlayan cümlenin ucuna ekleyip istediğim dünyanın tasvirini, soraydım sana hükümdarmı olmak isterdin kölemi? Bu kollektif bilinçlerin erişmediği, duyumsamalarla kurulup yıkılan ülkelere diyerek kandırırdım kendimi. Doldururdum vaktimi uzun uzun örülme ihtimalini varlığı ve açımlanmışlığı sayesinde taşıyan saçlarında yaşayan bir bit olsaydım daha yakın olurmuydumlardan kurtuldum bile ben sensizlik denen çöle dalarken bedevi olacağımı söyleseler inanmazdım, inansamda daha az yanmazdım fakat çağırmadım gel diye. Diyeceğimi senden ayırmadım. Seni sensizlikten fazla kayırmadım. Sen diye tapındığım, tüm duygu yükümle üzerine yapındığım uçurum kenarı sarmaşığının artçıllarıdır bu.
Söylemek susmaktan beter
Bu gecelik bu kadar yeter
©opapa
O