Ö

uzaklara

Susuşlar kaldı feryatların boynunda
İstemsiz vedadara talip olduk
Halbuki elvedadan uzak düşler kurmuştu yüreğim
Sancıları hissedilmeyen umutlar
Bir gece
Dağ gelincikleriyle devşirilmiş kuru güllerle merhaba dedim yarına
Elimde yaprakları dökülmüş gül sapları
Çiçek sağları
Yaralı öykülerle öyküsü taze yüreğim
yıldız suyuna banmış ak geceler
Ah ne zaman yağmur yağsa
Aklımda köyümün çorak toprağı
Bir sabah aydınlığına karşı esen yel
Güneşi en aşağıdaki dağlardan yavaş yavaş yükselen yumurta sarılığıyla
Bir bahar de
Bir nisan de
Martın izlerini unutmuş
Kucak açmışçasına on beşinde bir oğlan
Ama özlemle sarılan yalnızlık
Yoklukla kol kola hayaller
Dönmez düşünden geri
Hâlâ düşünde ezberi
Hâlâ ezberinde düşleri
Ama söylesene sağlar neden ağıt yakar
Gidenler duyar mı ölenleri
Sağ tarafı verem sol tarafı zifir
Bir noktayla başlayan siyah rengi
Kalbinden başlayıp yüzüne kadar
Kim inanır aynalarım söylediğine
Şimdi kim inanır sevgiye
Geri itilen eylemlerle
Susuşlarla dudaklarla
Dudaklar ölü kuş cesedi
Saklanan onca hırs
Ve kapanan pencereler
Çarpan kapılar
Durmak
Ta en başından beri
Var olmalıydı şimdi gibi
Belki şimdi böyle
Belki şimdi
©ömer21