K

Uzun mu uzun yol

Örtünü al üzerine... 
Uzun mu uzun gideceğimiz yol... 
Esenliği pek olmayacak... 
Kimi zaman huzur kaplayacak tüm benliğini... 
Kimi zaman yorulacaksın... 
Kimi zaman... 
Nefes almaya bile takat bulamayacaksın... 
Ve... 
Gözlerin buğu buğu yol alacaksın çoğu zaman... 
Irmakları, ormanları... 
Kelebekleri, kuşları... 
Yağmurları, karları... 
Hatta... 
İçine çektiğin temiz havayı hayal edeceksin kimi zaman... 
Ve... 
Yıkıntıların içinde diz çöktüğünde... 
Geleceksin kendine... 
Kopacak içinde fırtınalar... 
Pis çehreli kuşları gördüğünde gök yüzünde... 
Duman duman kaçacaksın... 
Pisliklerinin kuş pisliği olmadığını anlayacaksın... 
Yer yüzünü tarumar ettiklerinde.... 
Ölüm ölüm kustuklarında... 
Karanlığı o zaman zulüm addedeceksin... 
Etrafında minik çehreli melekler göreceksin... 
Ötelere kanatlanmış... 
Parça parça feryatlarını göreceksin anaların... 
Kelimesiz çığlıklarını...
Kan kan hikayelerini... 
Filistin'i göreceksin zulüm zulüm... 
Ve aslında... 
Cehennemin zalimlere değil... 
Sana olduğunu göreceksin... 
Ama, yine... 
Anlamayacaksın... 
Boş vereceksin... 
Uzun mu uzun gidecektik ya hani bir yol... 
Örtünü almamışsın hala bakıyorum... 
Çıkınını da... 
Yollara düşmeye de pek bir niyetin yok... 
Gözlerin pek de ışıldıyor... 
Melek gibi yüzünde... 
Kahkahalar öyle yakışıyor ki sana... 
Beni bile neredeyse... 
Yoldan çıkaracaksın... 
Uzun mu uzunmuş gideceğimiz yol... 
Hadi canım sende... 
©kfaik