Dedin ki:
Seni mutlu edeceğim!
Dedim:
Nasıl?
Dedin ki:
Sen öldün, bu dünyanın dışında.
Bırak gözlerimi çekme seçimini yap.
İzin ver gözlerinle dolayım.
Gözlerimi doldurursan seni kaybederim dedim.
Sensiz ağladığımda gözlerimdeysen.
En değerli inci gibi kaybedeceğim.
Gözlerimin neşesi gibi yitireceğim.
Dedin ki:
O zaman saçlarını beyazlayım.
Gece kadar siyah bir telin üzerinde yanan bir lambaya dönüyorum.
Dedim ki:
Seni kaybedeceğim, siyah teller beyaza döndüğünde.
Zordur benim için zor, seni böyle ararken. Dedin ki:
Belki kalbindir?.
Ömrümün sonuna kadar senin mi olacağım?. Sustum artık söz bulamadım kahrımdan.
Seni buldum, bu an seni gömdüm toprağa. Kendine bak, neyin var senin kalp değiştiren zaman!
Bunca yıllar resimlerine bakıp varlığını yaşadığım anlar.
Şimdi ise uçub gitmiş ruh timsalim.
Ama acı çekmiyorum mutluyum bilesin diye.
Her hüsranda yetecek umutlar ışıldar bakarak.
Zaman vardı güllerin topraktan aldığı mineraller gibi, ben sende o hissi yaşamıştım.
Sen ne yaptın peki?.
Sevgi hissi ile kokan güllerime nitrojen döktün su yerine.
Bir zamanlar yazın sıcağında kavrulan kalbim.
Zamanında donmuş bir nehir gibi ilkbaharı beklerdi.
Ne eskiler kaldı ne taş gibi candan bir cacık.
©gönülyazar
Şair: elçinyusuf
©dolunaysız
B