Ne zaman ektiğimizi biçmeyi düşünsek.
Rüzgâr gibi esmeyi hayal etsek.
Umutlarımızı güzelce yeşertsek.
Yine başaramadıysak biz ne edek.
Çaba sarfede sarfede.
Yazıyorum şimdi çabanın ne olduğunu unutmuş bir bedene.
El avuçta hiçlik kaldıysa biz ne ede.
Ne kadar tutarlı olmaya çalışsakta bu zorlu
şartların içerisinde.
En sonunda istifa etmekten başka bir şey
kalmıyorsa yaşadıklarımıza ne çare.
Yokluğun prangası çıka çıka çıktıysa bizlere.
Bir bit yeniği vardır helbet bu işte.
Yalvarmalar, yakarmalar içinde avazımızın çıktığı kadar bağırsakta duymuyor kimse.
Bir son varsa hayatta.
Neden yaşamaya çalışıyoruz biz hala.
Mantıkta galip getirildiyse imana.
Yaşamanın bir değeri kaldı mı? hala.
Nankörlükte getirilmiş had safhaya.
İnançsızlık diz boyu olmuşsa bu zamanda.
İnkardan cennet bahçeleri umuluyorsa .
Hangi köşkün sahipleri iman edenler ola.
Doğumumuzda kulaklarımızda çınlayan ses açlık olduysa.
İşgal medeniyetinin mensupları kendilerini melek ilan ediyorsa.
Şimdi ne isyan etmeli de içimizdeki
ateşleri söndürmeli.
Lânetliyorum içimde büyümekte olan cehenneme odun hamallığı edenleri.
Bilinmezliklere gömün beni.
Acımla yaşamasını istemiyorum kimsenin.
İnsanlık hâli değil mi ?
Bu günkü varlar.Yarın yok olacaklar belki.
Kim , nereden , nasıl bile bilir ki.
Sonuçta herkes ölümlü değil mi?
O zaman neden birileri ölmeyecekmiş gibi yaşıyor ki.
Bütün bu filme ne gerek var değil mi?
ABBAS YAMANCAN
U