Ve hiç fark edilmemiş bir kadın olmak ne demektir bilir misiniz siz?
Aşkı uğruna yanıp tutuştuğu adamın nazarlarında dahi bir hayalet misali süzülmek... Ömrünü sessiz bir bekleyişle tüketmek, belki bir gün varlığı fark edilir diye umut etmek. Lakin, görmek istemeyen birine kendini göstermek, ne büyük bir meşakkattir.
Ömrü boyunca meçhul bir gölge gibi yaşayıp, ancak ecel yaklaştığında fark edilmek... Ölüm müdür insanı kıymetli kılan? Yaşarken yok hükmünde sayılmış bir kadını, ölümün soğuk nefesi mi hatırlatır insanlara?
Bu mudur adalet? Varlığı, ölümün eşiğinde mi mühim olur? Kadın, son nefesini vermeden evvel içindeki isyanı duyurur: "Ölüm mü beni kıymetlendiren, yoksa siz miydiniz ömrümü hiçe sayan? Bir gün daha yaşasam, yine mi göremezdiniz? Şimdi anlıyorum, beni görmeniz için ölmek gerekmiş."
Ve o vakit anlar ki, ölmekte olan yalnızca bedeni değildir; onu görmezden gelen dünyanın vicdanı da onunla birlikte son bulur. Artık o, onların nazarından müstağnidir. Ancak geride kalanlar, farkına varmanın geç kalmış pişmanlığıyla yaşayacaklardır.
©sercecikk
S