Ey meramın kâhini, Ey namı fettan.
Sırtımda olanı bilmeden ne bahsedersin ağırdan.
Nedirse halim sorma bana, gıybet aranmaz sağırdan.
Dünyaya bir melek küser ve bebek ölür kahırdan.
Muhatabım tanrıysa şefkat umulmaz kulundan.
Acımla yâre ağlasam, aşem banar suyundan.
Kaderi bilmez, geçmişimi kabul eder kusurdan.
Günahları yetmezcesine, karar kılar huzurdan.
Yârin gönle taht kurarsan, iterler âli surdan.
Avama susarsan da derler, zaten kördü sultan.
Oysa körlük vezre nazır, habis ne bilsin bundan.
Tanrı şart koşar ve der ki; körden olmaz kurban.
Ne Kaf dağı, ne Adem tepesi, ne Yemen, ne de Umman;
Ne sen çölde bana vahasın, ne ben sende mihman.
Keşkelerle kelam edenden, fayda bulmaz pişman.
Zümrüt de olsan ibaretsin, elimde ki bir avuç kumdan.
©masival
M