A

vişneler çürümeye mahkum

nefes almaya üşenen biriyim ben
öylesine güzelce üşenirim her şeye
kuşların ötüştüğü perdeleri açmaya
sokak lambalarını siyaha boyamaya bile.
gerçi perdelere acayip bir yalnızlık tünemiş,
kasvetli, izbe karanlıklar misafirliğe gelmiş.
elimi sürsem, çekilirim biliyorum
çoktan içime çekilen yalnızlıktan haberi var mı?
kestiremiyorum.
sahte ve kalıpsız...
eskiyen yılların nemli gazeteleri
bir bir başucuma sinmiş.
ve ben resim çizmeyi severim
onlar da bana diyorlar ki
"sen resim çizmeyi seversin"
kağıtlar yalan...
kağıtların o beyaz sayfalar açalım temaları
yalan...
bu yüzden boşalttım çöp kutularına
pek beyaz olmayan hastalıklı hasarları...
renkli boyalarla yalnızlıklar yamamaya çalıştım.
gazete sayfalarına
o ince
bir yere takılsa kopacak
bir rüzgar esse uçacak gibi
kıvrılan sayfa aralarına.
bir o kadar sen olanlarına.
ruhum sıkıştı.
ruhum bir gökdelene zorla tırmandı.
ruhum bir gökdelenden zorla atladı.
gazeteler bensem eğer?
renkli boyalar kullanmak
ne
haddimeydi
ki?