Vurdular anne, yine vurdular
Bunu hep yapıyor bu eller
Kana susamış tuzaklar kurdular
Ve vurdular anne,
Adaleti tam anlının çatından
Nifaklar ektiler
Boy versin diye ayrılık tohumlarıyla
Salyalı ağızları, el ovuşturdular
Hiç eksik olmayan o oyunlarıyla
Vurdular anne,
Kardeşliği tam kalbinin ortasından
Perdeler çektiler gözlere
Gerçeğin genleriyle oynayarak
Kül rengi mevsimler bıraktılar bizlere
Mermer soğukluğu çökmüş tenlere
Vurdular anne,
Merhameti tam damarından
Bir birimizden korkuttular bizi
Asırlık muhabbetler devrildi, yazık
Dağıttılar güller yetişen bahçemizi
Canı canana düşman etmeye kalktılar
Vurdular anne
Gözlerimizi tam gözünün üstünden
Ben çemendim o papatya
Köklerimiz değil miydi toprakta
Dokunamamıştılar oysa bize
Sırt sırta verdiğimiz zamanlarda
Onu da vurdular anne
Bizden olmayanlar
Bizi bilip bilmemezlik edenler
Bizi sen ben yapanlar
Bizi ateşlere salanlar
Bizi bizi bizi vurdular anne
Tam da "sen ile ben" köprüsü üzerinde
Vurdular!
©pir-ikelam
P