Bu gam boğar beni...
Esaret giyindiğinden beri duygular.
Hadi çıkar gül cemalini sevdiğim
Göreyim seni...
Bir cam kenarı, perde arası olsa da
Bilirsin beni, ketum bir acının şairi
Katre katre düşer gözyaşlarım benliğimden
Zirvelere aşık bir kartalda yükseklik korkumsun
Tut beni şiirlerimden, yakala!
Yakala ki bir kez daha kulağıma ezan okunsun.
Milyonluk kentler gibi kalbim
Yalnızlığın kaderim oluşuna tanık
Bir sana yattı yüzyıllık uykularla, derin
Sanma ki uyanık...
Bir ceylan vuruldu gözlerinden hunharca
Aşk eliyle soyuldu benliği kimliğinden
Maviye tuysak, kırmızı aşığı, sarıya yanık
Tırmalıyor hecelerle kağıtların yüzünü
Bütün bir harbi yazmalık...
Kor düştü geceye, kar yağdırdı yüceye
Ben kaçarım bir hicrettir bu aslında
Kendimden yine kendime...
Ne kadar daha sürer bu firar? Bilmiyorum.
Bir seni bastırdım yarama, inliyorum.
Hesabı yok, kitabı yok kuralsız bu sevmeler
Duvarlarımda yazılı yasadışı sloganlar gibi
Aniden böldü geceyi bir mermi fırlaması
Gazeteler manşetten girdi haberi sabahısı
Vuruldu aşk, ağır yaralı....
©pir-ikelam
P