M

Yabancı Akşam

Yabancı bir akşam sindi odama
Keskin bir yalnızlık yayıyor etrafa
Bitap düşmüş, insanlığın riyakarlığından
Sessiz feryatlarını kimseye duyuramamış.
Çaresini sayfalara yıldızları işleyen meftunda aramış.
Gözleri yağmurlu elleri toprak kokan ademoğluna sığınmış.
Bir asır boyu dertleşmişler
Akşam; karanlıktan korktuğunu
Meftun; kararsızlıktan korktuğunu anlatmış.
İkisinin de tek ortak bir noktası var; yalnızlık
Biliyorum basit geliyor kulağa, sıradan ve önemsiz
Daha karmaşık şeyler arıyoruz
Farklı anlamlar yüklüyoruz hayata
Sanki yaratılmamış olan bir şeyin peşindeyiz.
Kabul etmek istemiyoruz veya içgüdüsel olarak kabul edemiyoruz.
Karmaşıklığın basite gelenden indirgenmiş olduğunu;
Ben, yabancı akşam, bir de konuştuklarımıza kulak misafiri olan yıldızlar biliyor
Bakmayın bana öyle ben deli değilim.
Sadece her gün odasının penceresinden yıldızları izleyen ve onlarla dertleşen biriyim
Biliyorum söylediklerim kulağa garip geliyor.
Gerçekleri düşlerden ayırmak gerek
Ama istemiyorum, bu zalim dünyada sığınabilecek hiçbir gerçekliğe inanmıyorum.
Kağıttan gemiler yapıp içinde yıldızları yüzdürebileceğim,
Ayçiçekleriyle birlikte gün batımını izleyebileceğim,
Umudu her kaybettiğimde, masum çocukların gözlerine bakıp yeşertebileceğim bir dünya istiyorum.
©m_f_t_n