Yağmur başladı,
kimse fark etmeden ben de başladım.
Bir düşün kenarından değil,
bir sükûnetin tam ortasından
yavaşça çözülüyorum.
Islanmak gibi değil bu—
sanki içime düşüyor her damla,
öyle sessiz, öyle yerli yerinde.
Dışarıda insanlar koşuyor,
şemsiye açanlar var,
pencereleri kapatanlar…
Oysa ben hep biraz açığım.
Üşümeye,
anlamaya,
unutmamaya.
Biri sorsa şimdi,
"Yağmur seni neden böyle etkiliyor?"
Susarım.
Çünkü anlatmak için
önce kalbimin bütün pencerelerini açmam gerekir.
O da her zaman olmuyor işte,
her damla o cesareti getirmiyor.
Ben yağmurda kendimi daha çok duyarım.
Kendime dönerim usulca,
bir yürüyüş olur bu bazen,
bazen sadece durmak—
ama hep bir arayış.
Eskiden biri vardı,
"Sen yağmuru seversin çünkü gözlerin hep ona benziyor," derdi.
Ben ona hiçbir şey demedim.
Çünkü bazen en doğru kelime,
hiç söylenmemiş olandır.
Ve bazen bir kadın,
yalnızca yağarken tamamlanır.
Şimdi dışarıda su
yüzümde değil, içimde birikiyor.
Ve ben,
her zamankinden daha sessiz,
her zamankinden daha ben gibiyim.
Bu gece bir tek yağmur biliyor kim olduğumu.
Ve bazen,
sadece onun bilmesi yetiyor
©bahardalı
B