M

"Yağma olsun"

Canlar canını buldum, bu canım yağma olsun,
Serden geçeli çoktur, fermanım yağma olsun.
Ne gam kârım var artık, ne zârım ne zamânım,
Ne dünüm kaldı şimdi, dîvânım yağma olsun.
Çöktüm eşiğe secde, yüzüm toprakta kaldı,
Ne göz kaldı bakacak, pervânım yağma olsun.
Ben aşkı giyineli, ne libas durur tende,
Ne hâli soran olur, destânım yağma olsun.
Silindi benliğimden nefsimin nişânesi,
Ne adım belli şimdi, uryânım yağma olsun.
Ne hemdemim var artık, ne bir yârin selâmı,
Ne dilde söz kalmıştır, dîl-hânım yağma olsun.
Aşkın harıyla yandım, külüm rüzgâra gitti,
Ne elde bir hatıra, nîşânım yağma olsun.
Ne sözle tarif olur, ne gözle görülür hâl,
Ne yazı yeter buna, beyânım yağma olsun.
Hak’tan gayrısına şimdi zerre kıymet yoktur,
Ne malda arzum kaldı, devvânım yağma olsun.
Serimi koydum yola, yâr için süzgün oldum,
Ne yoldaşım sorulur, kervânım yağma olsun.
Bağrı yanık âşığım, çâresizim, dertsizim,
Ne ahla serinlerim, hicrânım yağma olsun.
Ne ararım sorarım, ne vuslatta gözüm var,
Ne ayrılık dokunur, hicâbım yağma olsun.
Yana yana silindim, aşkın izinde oldum,
Ne ben kaldım, ne sûret, seyrânım yağma olsun.
Ne zâhirim sahiptir, ne bâtınım hükmünde,
Ne sînem taşır hâli, imânım yağma olsun.
Ne kalemle yazılır, ne lisânla söylenir,
Ne sır açılır buna, irfânım yağma olsun.
Aslan’i der: Bu yolda serden geçmek gerekmiş,
Ne cân durur hevâda, nîrânım yağma olsun.
©aslani