Rüzgar değil,
Uzaklardan duyulan kahredici bir müzikti bu sefer,
Yaprakları savrulmalara mecbur eden.
Gökyüzünden kelebekler yağıyor artık sevdiğim,
Yağmurlar değil,
Söz verdi artık bana kara bulutlar,
Yağdırıp yağmurları bir daha,
Bana, seni hatırlatmayacaklar...
Beni,
Ağlatmayacaklar...
Hatırlar mısın, hiç unutmam.
Gece bir karanlık tünele girerdi de bazen,
Etraf nasıl zifire kanardı.
Saçlarına konan yıldızlar bile,
Korkudan bırakıp saçlarını,
Canhıraş çığlıklarla göğe kaçardı...
Bir başka severdim biliyor musun saçlarında yıldızları ben,
Sen "parlıyor, yıldız değil onlar" derdin,
Ben inat ederdim, "yıldız onlar" derdim.
Tatlı çekişmelerin, o cennet gülücüklerin içinde,
Ben...
Nasıl da kendimden geçerdim.
Ve ay çıkardı bir an, gizlendiği bulutların ardından,
Sen "aya bak" derdin,
Ben o güzel yüzünden nazarlarımı zerre kımıldatmaz,
"Bakıyorum ya" derdim.
Hafiften kızarırdı yanakların,
Oysa ben sana, ateş ateş yanardım.
Sen hüzünlenirdin ya hani bazen, birden,
Gözlerinden inci gibi yaşlar süzülürdü,
Benimse bilmezsin sen,
Sellerim çıldırır,
Yıkılırdı, içimde barajlarım,
Söylemez atardın içine derdini,
Bense atardım içimde aşağılara,
Yarlardan kendimi.
Hani yağmur yağmıştı bir gün bardaktan boşanırcasına,
Yoktu yanımızda şemsiyemiz.
Sen "ıslandık işte sırılsıklam" diye hayıflanmıştın.
Bense hiç oralı olmayıp,
"Ben zaten sana hep sırılsıklamdım" demiştim.
Boşalmıştı sanki gökler üstümüzden,
Ve sen,
Utancından yanımdan kaçmıştın...
Sen gelmedin ya an olup,
Bende o an bilsen nice nice asır oldu.
Bırakıp gittiğin her geceye dargın kaldım senden sonra,
Ve bakmadım senden sonra hiç ben,
Aya, yıldızlara.
Bir yağmurlar ağlattı her seferinde beni,
Ona da, kara bulutlar söz vermişlerdi ya bana,
Biliyor musun sevdiğim?
Tutmadı bugüne kadar kara bulutlar sözünü,
Yalan söylediler.
Yağmadı göklerden hiç, kelebekler,
Hep yağdı yağmurlar inadına,
Hem de...
O günkü gibi, bardaktan boşanırcasına,
Sırılsıklam hep,
Senin...
Hep senin aşkına...
©kenanfaik
K