Henry Chikezie’ye ve Tüm Yerli- Yersiz Yurtsuzlara...
Sen birimizsin, Afrika’dan...
Biz birimiziz, Anadolu...
O birimiz, bizden çalınan...
Diğerimiz, yanımızda kalan...
Eksilirken aynı ağızlarla,
Çoğalmak ayrı çığlıklara...
Allah
Ekmek
ve Özgürlük...
Buydu büyük yeminimiz!
Ver zincirlerini elime, al zincirlerimi eline...
Sen, uzak diyarlardan gözlerimizin ablası
Yüreğimizin bacısı
Bilirim, erkek kardeşlerin savaşlar içinde...
Ülken ve halkın...
Tanışın diye renklerimiz ve dillerimizdeki fark!
Ve tanıştık Rabbim!
Bene’den İstanbul’a dek...
Tanıştık ki, biz birbirimizin ülkesiyiz, bir birimizden habersiz bombalanan...
Ki bombalara aynı merkezlerden verilmiş o talimatlar altında
Biliriz ki yağmalanan herkes kardeştir.
Gözlerinde Sera...
Gözlerinde kız kardeşim kadar bir kız...
Kurtuluş yokuşundan Tarlabaşı’na...
Hep aynı aileyi arıyor...
Al yüzümüzün beyazını, yüzüne çal!
Çal ki Emperyalizm’in gölgesinde değil, kardeşliğin gölgesinde dinlensin, mülteciliğimiz...
Ülkemdeki zincirler ülkendeki zincirlerden daha renkli, daha az acıtıyor!
Ama zincir zincirdir Sera.
Ha Neo-Liberal, ha Nato Federal kanunlar
Ki
Anlıyorum: Ülkenden gelince değil, ülkene gelenlerle sürülürmüşsün ülkenden!
Bizi yüzümüzdeki beyazlarla sürdüler Türkiye’den...
Van’dan sonra Roboske ve nokta değil...
Togo’dan, Gana’ya, Senegal’den Somali’ye kadar Amed, Pozantı, Ankara ve İstanbul!
ve virgül ki
Çin cehenneminden
Kızıl bir Haç tekbirine dek!
Tanıştık Rabbim
Ülkemizin arka sokaklarında, illegal sofralarda...
Gözlerimizde hep aynı dua:
"O ezilenler yeryüzünde önder olacak!
Ve
O zalimler nasıl bir İnkılapla devrileceklerini çok yakında görecekler!!!"
©shortcut
S