İşte yine yağmur yağıyor,
Bardaktan boşalırcasına,
İçime akan göz yaşları gibi.
Sana çıkan bir geçit var mı ?
Yolumu kaybettim,
Şu dört duvar arasında.
Kendimi yerden yere vursam nafile
Tüm yakarışlarım ardından,
Sensiz saydığım geçen bu kaçıncı kafile ?
Bak yine yağmur yağıyor,
Söndüremiyor sensizliğin har ateşini.
Yağmurda sırılsıklam olmak varken seninle,
Zindan oldu günlerim,
Vursalar kâr etmez beni zincirlere.
Ellerim yordamını yitirdi,
Gözlerimin görüş açısı dışındayken gözlerin,
Delirmemek elde değildi.
Şimdi yine yağmur yağıyor,
Hoyrat rüzgarlar eşliğinde.
Gözlerinin rengi kokacak buralar,
Koksun ki ciğerimin pası silinsin.
Her yeni günün tenine dağılırken yaralarım,
Sen başka âlemden gelmiş gibisin.
Şafi şifam, derdi-dermanım,
Bugün ya da yarın,
Er ya da geç,
Sen gelene kadar
Çocukluğumun korku dolabında saklanırım.
Nasıl da yağıyor yine yağmur.
Seninle bir gün olsun ıslanalım,
Islanalım ama uslanmayalım.
Alaca gölgenin belirdiği pencereme,
Bakıp bakıp ağlarım,
Avazım duyulmaz oralardan,
Sesime kibrit çaksan tutuşacağım.
Bizi ayrı mevsimlere koyan utansın,
Utansın bizi ayrı takvimlere düşüren zaman,
Büsbütün yalnızlığa bürünmüş haldeyken,
Çok kalabalık kalp atışlarım.
©-eternal-
-