Üzerime her damlayışın da bir o kadar rahmet buldum...
Sen bana ezel kadar uzaktan gelen uyarıcısın ey yağmur
Kim bilir hangi meleğin kanadından bırakıldın üzerime
Kim bilir hangi selamlar ile uğurlandın ötelerden
Söylesene Muhammed'imin gözüne değdi mi gözlerin ?
Onun sesi kadar yumuşak mı sözlerin ?
Anlat bana ey yağmur çağlardan getirdiğin gül kokusunu anlat
Yoksa Nuh tufanı gibi bir tufanın mı habercisisin?
Öyle demişti değil mi Nuh bir duasında Rab'bimize
Ey Rabbim yeryüzünü bırakma inkar edenlere
O nasıl bir azaptı öyle ey yağmur
Nuh'un gemisinde olanlar harici hepsi düştü suyun dibinde
Bize asr-ı sâadetten de haber getirdin mi ey yağmur ?
Hani Muhammed'im yağmur derdi de şimşekler çakardı oluk oluk
Asabı bilirdi ki Peygamberler şahı onların için de
Ve tabiydiler 'Sen onların içindeyken onlara azap edecek değiliz' ayetine
Söyle ey yağmur biz kendimizi nereye koyalım
Küfür şiddet cinayet hıyanet altın devrine boyandı
Deccal süslenip-püslenip ruhumuza dayatıldı
Fatihaların yerine ölüm marşları çalındı
Ebu cehiller Kâbe'yi satır satır parçalara ayırdı
Ayrılık rüzgarları müslümanların kapılarına dayandı
Kafirler kana doydu mazlumlar bir lokma ekmeğe muhtaç kaldı
Söyle ey yağmur azap ayetleri davul zurnalar ile karşılandı
Biz kendimizi nereye koyalım
Unuttuk Allah'ı umut olarak verdiği İslâmı
Ey yağmur biz kendimizi nereye sığdıralım
©gülvekül
D