Bugün yine sensiz yürüdüm sahilde.
Kumların serinliğinde dinlendirdim ayaklarımı.
Sıcak ve tuzluydu deniz suyu.
Dalgaların bıraktığı olgun rehavete kapılıverdim.
Yalıyordu mink dalgalar yavaş yavaş tırnak uçlarımı.
Sarıveriyordu bir baştan bir başa bütün vucudumu.
Ama;
Sen yoktun kollarımda!
Bir başıma salına salına yürürken kumsalda.
Eğilirdim arasıra beyaz taşları almaya.
Midye kabukları topladım.
Akşam hediye ederim diye sana.
Biliyorum ama yine olmıyacaksın.
Yine sensiz geçecek gecem.
Yine elimdeki kadehe bakıp,
Şerefe diyeceğim!
Kabukları savuracağım pencereden dışarı.
Hep olduğu gibi...
Sonra;
Sarhoş olmaya başlıyacağım.
Uzaklarda belirecek suskun hayalin.
Yaklaşıyorsun sanki birara bana.
Hissediyorum görüyorum.
Ama;
Dokunamıyorum sana.
Kayboluyor aniden cismin.
Ses vermiyorsun neden suskunsun?
Öyle özlemişimki sesini..
Neden hayalinle birlikte sesinide göndermedinki..
Bugün birde yağmur var.
Hava kurşun gibi.
Ağlamak için gözlerime bahane sanki.
Her damlası şakaklarımdan dudaklarıma,
Gözyaşlarıma zemin hazırlar gibi akıyor.
Ama;
Gözlerim utanıyor, bakamıyorum yağmurlara.
Sessizce eşilik ediyorum.
Yağmurlar ağlıyor,
Bu gece yokluğuna...
©eminbarut
E