Yıllar yılı sen beni yalanlarla avuttun
Yüzüme bak, baka gençliğimi kuruttun
Yedi yaşım yetmişe vardı varacak
Sırtımda ki kürk yerine beni toprak saracak.
Hergün yüzüme güldün sabah, öğle ve akşam
Saçlarımda ki beyazlık neyin işaretiydi?
Senin böyle lal oluşun bir rah habercisiydi
İşte şimdi gidiyorum ne körüm, nede sağır
Eğer dilin çözülürse gençlik yıllarımı çağır
Ne diye uydum onca yıl lal olan bir aynaya
Bu zanaat gerek duymazmış ne çırak, ne kalfaya
Ustasıyım artık ben bu kör cehâletimin
Serhaddim başka âlemde gereği yok mihnetin
Artık senin bütün çizgisiz çehreler
Sana kanıp da inanan benim gibi biçâreler
Al onlara sarıl da çöz artık yalan dilini
Onca yıl avutup durdun benim bütün ümidimi
Yıllar geçince çehrem de çizgiler yol gösterdi
Benim sana kandığım an yıllar önceki hâlimdi
Murat Çakıroğlu
©
Ş