H

Yalnız Bir Uçuş

Uçtum bir kuşun avuçlarından.
Bir göç sabahında,
tüm kainatın uyuduğu bir anda,
Uçtum bir kuşun avuçlarından.
Gittim gidiverdim öyle gamsızca,
Kanatlanıverdim hesapsızca.
Ne bir mola verdim, ne de bir soluk
Uçtuğum bu sensizlik yolunda.
Her şey öyle aniden oldu zaten,
Düşünmeden apansızca.
Her sey aniden oldu,
Yaralı bir kuşun avuçlarında.
Oysa kuştu iyileşip uçması gereken.
Ve bendim onun kanatlarını sarıp,
İyileşmesini bekleyen.
Ama olmadı işte,
Ya bıktım kollarımın ağırlığından,
Ya da kıskandım kanatların özgürlüğünü.
Uçuverdim bir göç sabahında,
Yaralı bir kuşun avuçlarından.
Tüm kuşkularımı,
Kuşun avuçlarında bıraktım uçup giderken.
Ve biliyorum Nar çiçeğim
Ne zaman dönersem döneyim,
Senin için çok erken.
Oysa zamanı dilimlere ayırmıştık biz seninle.
Dün diye, bugün diye ve yarın diye.
Dünü çöpe atmış, yarını falcılara satmıştık.
Bir tek bugünümüz kalmıştı elimizde,
Ona da adeta tapmıştık.
Her günü bir önceki güne inat,
Doya doya ölümüne yaşamıştık.
Bak yine düne takıldım işte.
Tutamadım senden sonra sözümü.
Unutamadım, bırakamadım eskici olan özümü. Üzgünüm yine düne takıldım işte.
Ve bugünü de unutacağım bu gidişle.
Ve yine pardon yanlış anladın galiba,
Ne benim hikayem bu, ne de bir kuşun.
Yalnızca bir uçuşun hikayesi bu,
Yalnız bir uçuşun...
©happyboy