I

yalnızın sesi

O kadar ki, öyle yalnız
İlk rastlaştığımız günler bembeyaz
Bir tırnak pembesinden dönüşen portakal rengi
Uzaktan uzağa, durmadan akar yetişir uzunluklarla uzunluğu
Sayısız sevgilerim.
Kuzeyde bir kadın tepenin kenarında
Gelen giden uçurumlar arasında
Bir yıldırım gibi teper onu dağlara
Dağlar ki bir ateş kıvılcımı
Eskitirken kadehdeki sol elimi
Yine seni andım
Yalnızlık.
Akşam, soyulmuş bir elma kabuğuyduk
Ekşi, tatsız, duru, kesin, gözüpek
Bölüşülmüş elmalar gibiydik seninle
Sayısız sevgilerim
Dört güneşten biri: Kar
Kar mı? yağar simsiyah yağar tepelerimize
Kasım'ın son günlere bembeyaz olacak
Unutulmuşluğum.
©ikinciyeni