E
YALNIZLIĞIN TA KENDİSİ
Aşkın ortasındaki şirret yalnızlık... Küsüyorum sana be. Ama tekrar barışıyorum. Barıştırıyor küs gidişin beni ona. Artık isim vermeyeceğim 'O' diyeceğim yalnızlığa. Sadece O... Sana da o dediğim günler için senden özür dileyeceğim. Ah bı gelsen senden tek birşey dilesem: Özür. Seni diledim oldu. Sonra mı ne oldu? O öldü. Yani yalnızlığım senle öldü. Sonra sen öldün. Yalnızlığım yeniden dirildi. Hep sen ölüyorsun artık. Bi sen bi o ölmeyecek miydiniz? Oyunbozanlık yapmayı beceremezdin eskiden. Şimdi öldün ama şakası yok anladığım. Artık gelmeyeceksin. Çünkü öyle bir gidişle gittin ki, güneşin yakamozları gözümü almıyor artık. Nereye baksam senden sönük senden donuk ve senden habersiz. Ne var ki herşey herkes hala var. Ama bir sen, bir sen yoksun. Çekirdeksiz bıraktın ayçiçeğini. Güneş bulamaz oldum yüzümü dönecek. Günüme eştin, Güneştin sen. Şimdi gecelerimi eşiyorsun. Geceleri yıldızlara bakarken hala senle o uzun uzun baktığımız garpa doğru kaçan yıldızı arıyorum. Sen yokken sana ait birşeyler arıyorum. Kendimi dahi bulamayınca, hiç senin olmadığımı anlıyorum. Ben kiminim ve ben kimim? Sensiz biri miyim yoksa sadece sessiz biri miyim?