Bir başınasın....
Yürüdüğün yollarda her bir adımda iyice yalnızlaşıyorsun....
Düşündürücü bir şekilde duraksayıp etrafına bakınıyorsun....
Acıların da seninle beraber adımlar attığının farkına varıyorsun....
Tıpkı bir gölgenmiş gibi....
Gülümseyerek en azında beni yalnız bırakmayan acılarım var diyorsun....
Sessizlik hakim oluyor düşüncelerin de....
Konuşturamıyorsun onları....
....Ve suskunluk içinde yoluna devam ediyorsun....
Yere bakarak attığın adımlarda birde geçmişin gözün önüne gelir....
Sanki birebir yaşarmışcasına aynı acıyı ve işkenceyi tekrar hissedersin....
Kolların ile kendine sıkıca sarılıp yere oturup "YETERR YETER ARTIK" diyerek boğazında düğümlenen hıçkırıklar konuşmana engel olurken göz yaşların bir nehir gibi süzülür yanaklarından....
Göz yaşlarını elinle silerken bir yandan derin nefes alıp veriyorsun ayakta kalmak için....
Korkuların ve korktukların var....
Yüzleşme korkun var....
Sana bu acıyı yaşatanları, ruhunu acılar ile linç ve işkence çektirenlere cezalarını vermek istiyorsun ancak engellerin var aşılamayan...
Saatin kaç olduğuna bakıp ve şöyle diyorsun kendi kendine....
"Zaman akıp gidiyor güya herşey zamanla geçer diyorlar. Oysa ki zamanın yaptığı birşey yok... ileryen zaman iyisi ile ve kötüsü ile herşeyi bize bırakıp o sadece üstümüzden gelir ve geçer..."
Eve dönüş yolunu tutmak için adımlarını değiştiriyorsun...
Hızlıca gidiyorsun bir o kadar da düşünerek...
Gölgen olan acılarından kaçar gibi....
....Ve ayakkabılarını çıkarıp eve giriyorsun....
Kendine gelmek için banyo ya geçip elini yüzünü yıkadıktan sonra mutfağa doğru yürüyorsun....
Çay yapmak için çaydanlığa alıp su koyuyorsun ancak kafanı meşgul eden bir çok düşünceler sarıyor bir sarmaşık misali....
"Neyse takma kafana ALLAH bir kapı kapatır bir başka kapı açar"...diyerek çaydanlığı ocağa yerleştiriyorsun....
Çay hazır olana kadar sigaranı içmek için mutfaktan çıkıp odandan ki sigara paketini eline alıp salona doğru geçiyorsun...
Çakmağın ateşi kusursuz bir görüntü sergirlerken duraksayıp ateşin dans etmesini seyrediyorsun...
"Kimi insanlar ateşle oynuyor farkında değiller hayatın aldaltmacası bu olsa gerek"... diyerek sigaranı yakıyorsun ardında koltuğuna yaslanıp 2-3 defa içine çektikten sonra mutfağa gidip ocağın altını kapatıp bir çay bardağına çayını koyuyorsun....
Çayını alıp salona geçiyorsun....
Ardı arkası kesilmiyor sigaraların... Her bir içine çekişinde acılarını zehirlemek istercesine sürekli içine çekiyorsun....
Çayını yudumlayıp duraksıyorsun...
"Hayat bana yaşama sebebi vermişken neden sebebim hayatın sessiliğini bana susarak tek bir kelime dahi etmeden sunar....
Bu acıların en büyüğü oysa ki".... diyerek daha da içerlenip gözleri dolarak bir iç çekersin....
Gözlerini kapar ve koltuğuna yaslanırsın....
Masada ki boş çay bardağı ve de boş bir paket sigaraya bakarak tekrardan gözlerini kapayarak bir tür hayallere dalarsın...
....Ve uykuya bırakırsın kendini...
Yaşama sebebin olan kişi ile onsuz yarı yaşayan yarı ölü gibisin tıpkı şu an uykuda ki gibi....
Bir yarımın eksik tam olsa hayat ne güzel olurdu....
....Ve bir daha uykuda uyandığını görmedim....
"Hayat değer verdikleriniz ile sizi sınar"....
I