Ben bu girdabın hangi dehlizinde kaybolayım,
Ateş yandı,
toprak örttü,
duman tutuştu,
Öyle bir kıvılcım ki kavuracak ebediyen.
Bir baş koyup af ile merhamet utandı,
Umursamaz acıya sevinci ısmarlayanlar,
Hep ulaşılmaz bir özlemdi kalbime ayandı.
Benim çiçeklerim yüzyıllık saksılarda,
Altından yapılsa ne farkı vardı.
Hangi çukur korkuturki beni
Her gece düşlerim uçurumlardan yuvarlandı.
Tarifsiz bir yenilgiyi muştuladı mevsimler,
Bahçem talan olmuş bir Gül'e uyandı.
Kapandı ne varsa bilen bilmeyen vecdinde
Ben bu diyarda kayboldum kalbimde yandı.
Cahilliğime sundum bildiklerimi ömrümde andı,
Yürüğüm yollardan geçerken zaman bitti
Sevdim sandığım herşey bir yalandı.
Bir heyhat ile geçip gitti sevdiklerim,
Üstüne attığım toprağında gözyaşım kandı.
Ne pak kaldım kurumuş dal gibi çöktü üstüme,
Koskoca beyazda bir siyaha boyandı.
Seyyah gibi gezdim gördüm ki
Her can sanki hiç ölmeyecek sandı.
Ben şimdi bedbaht çilegahımda el açtım,
Biliyorum daima kapanmayacak bir kapı vardı.
..
©sıradnbiri
S