F

-Yapraklar Yeșeriyor Güller Soluyor-

Sen hiç düșündün mü yaprakların yeșerip güllerin neden solduğunu. Hic aldın mı bir yaprağı ellerine ve bir gülün dikeninin ucunda ki o acıyı hissettin mi hiç. Hala anlamadın mı yaprakların dallar da neden sallandığını. Oysa ki bunu her gören rüzgardır diyor,
rüzgarı suçluyor pervasızca. Bizim mahallenin o küçük çocuğu bile annesini çekiștiriyor bak, bak tutmuș kollarından anne yine yağmur geliyor diyor.
Delikanlılar voltalarını çoktan bitirmiș, ali dayının kahvesinde okey atar olmușlar masaya.
Köșe bașın da o turuncu evde oturan
kız bile çekmiș perdelerini. Sadece üç beș teyze geliyor uzaktan ellerinde pazar fileleriyle.
Birșeyler fisildiyorlar ama ben duyamıyorum.
Kimi çekiștiriyorlar yine,
yine kimin arkasından konușuyorlar.
Oturuyorum bir kaldırımın kenarına, soğukluğu içimi ürpertiyor ansızın. Bașımı kaldırıyorum gökyüzüne, bel ki içimi o ısıtır diyorum.
Karșı apartımanın ikinci katından fatma abla bağırıyor yan komșusuna.,
kahve içmeye çağırıyor seda yengeyi.
Belli ki bir fincan kahvede kırk yıllık
hatır arıyor seda yenge.
Taze simit kokusuyla etrafa bakıyorum birden,
ve çok geçmeden anlıyorum sebebini.
Fahri dayı geliyor uzaktan kanter içinde,
her zaman ki gibi bugünde yine
ekmek parası peșinde.
Ama birtek adını bilmediğim
o eskici amca geçmedi buralardan.
Ne olurdu gelseydi, verseydim eski anılarımı ona,
yada değiștirseydim yeni umutlarla.
Yaprakların yeșerip, güllerin solduğu bu mahallede
șimdi yine bir yaprak, birde solan gül iște yine,
iște yine ellerimde...
Yazan: Fırat Șirin
01.05.2005 01.30