yaşadı yeşil, gözlerinde mâvinin
yaşadı yıllarca filizlendi yeşerdi büyüdü
büyülü bir on sene, ardından senin
süzüldüm' dedi durmadan
süzüldüm ve inceldi bileklerim
dilim kurudu
uzaklardan gelen bu uğultu
mâvinin gürlemesiydi
sanki gök catlayacak
yer yerinden oynayacaktı
sustu yeşil.
sessizliğin dibine vurdu
sonu ne olacak bilmiyor
sağa sola bakıp mâviyi arıyordu
güneş saklanmıştı
hırçın bakışları karşısında mâvinin
dimdik ona kitlenmişti
yeşile
güneş çekildi aradan
sıradan bir gün değildi bu
sıradan olan tekşey sıradanlığın kendisiydi
yapraklar döküldü
yeşil hastalandı
kahır başa vurunca
akıl uzaklaştı yavaş yavaş
bügün herkes deliydi.
bütün veriler onu gösteriyordu
yeşili
mâvi öyle bir sert çıkıştıki
güneş bile beklemiyordu bu kadarını
yeşil dedi nôlur mâvi
bak yıllar geçti boşa
yapraklar döküldü başa
hiç mi vicdânın yok be adam
hadi tut elimi
yağsın bir yaz yağmuru bulutlarından bana
istanbul semâlarına
ince ve nâif
hadi tut elimi de güneşte ışıldasın uzaktan
çok korktu sen kızınca
hiddeti dinmiyordu mâvinin
yılların verdiği birikimle
dolmuştu gözleri dolmuştu gökkubbe
bugün siyaha yakın mâviydi
gözü kararmıştı mâvinin
yeşil büzüşüyor
içi içini yiyor
çimenleri savruluyordu hızla gelen rüzgarla
ve konuştu mâvi
...
sonra usulca sustu.
adam akıllı bir sâkinledi
rüzgâr yerini
güneşin ışıltılarına bırakırken
mâvi sustu.
gözlerini yeşil gözlere dikti ve sustu.
umutluydu mâvi
umûdu o kadar çok kırılmıştıki
bugüne kadar paramparça olmuş erimişti
tükenmişlik sendromuna ramak kaldı mâvi
ha tükenmiş ha tükenecekti
mâvi çok severdi yeşili de
Sâhi yeşil'de mâvi'yi sever miydi?
dökülür yağmur
dökülür gözden yaşlar
haykırır mâvinin "kalbi"
...
...
...
kblyylmz
15.6.21
19:58
©kblyylmz
K