A

YAŞAMLA ÖLÜM ARASI

Beni anlayan yok mu?
Çok mu görüldü, içten gelen bir tebessüm,
Yok mu? şefkatten birkaç sözcük payıma düşen,
Oysa hiç acımadılar bu cana,
Ne iştahla içtiler iliklerimi
Bir bilseniz kana kana..
Beni anlayan yokmuş,
Yokmuş elimi tutacak,
Bir uçurum kenarından kurtaracak…
Hep omuzlarıma bindiler
Beni zayıf düşüren keder bulutları
Umut olup yağmadılar üstüme…
Bir yanımda beni iten zulüm,
Diğer yanımda beni çağıran ölüm.. Ensemde hissettiğim Azraillin kanat yelleri
Anlayamadım ki, bana ”Seni seviyorum(!) ” diyen dilleri
Ben mi ateşe attım, sevgiyle suladığım gülleri
Birde;
Damarlarımda dolaşan
Hiddetli bir firari düşünce,
Cam gibi saydam umutları yumruklayarak yıkan,
Ben miydim?
Bileklerimi kanatan…
Derime saplanan cam parçacıklarından
Çocuklarımın ağlayışları yansır göz bebeklerime,
Yarınları görüyorum ağıtlar eşliğinde...
Bir kararsızlık çizgisinde bekleyip ağlarken emeklerime,
İp yarışına tutuşmuş ölüm ve kalım,
Kim kimi çekerse diğer tarafa…
Sevdiğimin gözleri son anda çeliyor aklımı
Geciktim mi?
Bilmem….
Bir yanımda beni çekiştiren ölüm,
Diğer yanımda ağlaşan, oğlum ve Yarim….. Anlamını çözemediğim hayat!
Kendim için değil,
SEVDİKLERİM için
Seninle bir kez daha savaşacağım…......
©ayazekinci