B

Yaşanmışlıklarda öğrenilen bir şeyler vardır

Yaşadın mı, çoğunlukla yaşayacaksın bir şeyi.
Sevgin bitkin kalmalı sevilmekten.
Sen bitkin düşmelisin, koklamaktan bir çiçeği.
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne.
Denizin sonsuz nefesini hiss edebilir.
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır.
Kopmaz kökler sarmaşıktır oraya.
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın vücudunu.
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin.
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara.
Bir kum tanesi biriktirip, bir yaprak gibi yetişip, bir taş gibi donacaksın.
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli hissedebildiğinde.
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına.
İnsan hüsranına dalmalı içinde ve hayatın.
Bir kayadan zümrüt bir okyanusa dalarcasına.
Uzak ülkelere gitmeli seni, tanımadığın insanlarla yüzleşirken.
Bütün kitapları okumak, bütün kendini tanımak arzusuyla yansımalısın.
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu.
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın.
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle saklıca.
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı.
Kanın karışmalı hayatın köklerine dolaşımına.
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze girdabına.
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göklerde ,bütün evrene karışırcasına.
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır sonsuz değildirlerdir.
Ve hayat, sunulmuş bir cam gibidir bakar gidersin arkanca.
Barışın simgesi adalet, onun kanunlarına ayak basa bilmeni basit sanan insanlar'sa elbet bu durumdan etkilenen olacaklardır.
©gönülyazar
Şair: elçinyusuf
©brukketpil