Yaz şairim yaz!
Ama öyle bir yaz ki, kelimeler yürekleri dağlasın,
Ne yaşanmış bir sevda olsun ne de söylenmiş bir söz,
Sözlerin bende yankılansın, gönlümde ateş olsun.
Senin kaleminden çıksın, ama benim yüreğime dokunsun,
Hasretim böyle bir şiire, yaz, şairim, yaz!
Bir çocuğu yazacaksan eğer,
Gözleri yaşlı, boynu bükük, çaresiz olmasın,
Ne sevgiden yoksun, ne sokaklarda perişan,
Bakkal amcadan çikolata aşıran o yoksul çocuk olmasın.
Çok gördüm böyle hikâyeleri, yüreğim kaldırmaz artık,
Gözlerim yaşarır, içim titrer, yazma şairim, yazma!
Eğer bir genç kızı yazacaksan,
Boynu bükük bir menekşe olmasın on beşinde,
Ne hayalleri yıkık, ne umutları tükenmiş,
Elalemin malı gibi satılmasın bir pazarda,
Ben böyle hayata üzülürüm, nefesim kesilir,
Yazma şairim, yazma!
Bir kadını yazacaksan eğer,
Dört duvar arasında mahkûm olmasın,
Gönül güneşine hasret, acılarını anlatacak kimsesi olmasın,
Ellerine dökülen dualar, yalnız Allah’a emanet,
"Ya Sabır!" diye sığınıyor yüreği yanık,
Bunu yazarsan insanlığımdan utanırım, yazma şairim!
Bir babayı yazacaksan,
Sırtında geçim yükü, elleri nasırlı,
Hayatın tüm ağırlığını taşımış, ama gönlü ezilmiş,
Ağır yük altında dökülen gözyaşları gizli,
Kadir kıymeti bilinmez, acılarını içinde taşır,
Yazma böyle bir baba, yüreğim kaldırmaz, şairim, yazma!
Yaz şairim yaz!
Ama öyle bir yaz ki, yüreğime dokunsun her mısra,
Acılardan, hüzünlerden uzak olsun,
Umutla yaz, sevdayla yaz,
Gönlümün ışığını bulsun her bir sözün,
Yaz şairim yaz, ama bana göre yaz,
Kalbimin ritmiyle, duygularımın yankısıyla, yaz!
©hasanbey.
H