Öpüşlerimiz ortasında birleşirken nefeslerimiz,
İçimiz titrerdi.
Aynı bedenin birbirini solumasıyla başlardı her şey,
Nerde biterdi ki ?
Ruhlarımız iç içe geçerken,
İndirirdi ayrılık yelkenlerini.
Bilirdin:
Sen benim eşim, doyamadığım,
Ben senin ümidin, diğer adın,
Alnımıza yazılmadıkça ölüm;
Sürecektik sefasını dünyanın.
Ayrılık nedir, bildiğimi sanırdım.
Oysa ki tek bildiğim; uzaklıklarmış.
Böyleymiş demek ayrılık acısı;
Kapkara bir is gibi,
Ne çabuk sinermiş yüreğine insanın.
“Ayrılmak yok” demiştin bana.
“Bırakmam seni yaşadıkça”.
“Seni hiç sevmedim"dediğimde; Hatta en çok o zaman”,
“İnanma bana”.
Bedenimi hangi musallada unuttun bir bilsem.
Giderken bakışıma saklanmış bir çığlık görürsen,
Dönme sakın arkana;
Bırak!
Öksüz kalsın sen sustuğunda.
Bir adım kalsın sende,
Canına yazılmıştı ya hani.
Peki sevdiğim
unut beni!
Bizi unutma…
P