E

YEŞEREN KIŞ GÜNEŞİ

Sabah, boyayan karanlığı beyaz bulutların kanatlarıyla   
Gece her zamankinden  mutsuzdu, cesareti kırılmış karamsarlığa düşmüştü
Bahar, dört mevsimden biriydi sadece, her yıl misafiri olan ömrün
Kış ise, yok olan kar tanelerinin kimsesizler mezarlığı
Toprak güneş kadar cömertti, her karesinde yeşeren alnı ile
Köklerinden  beslendiği hapsedilmiş yarınlardı, ya da çiğnediği kayıplar
Rüyalarını gerçekleştirmekte cesurdu  bahar
Veyahut unutulmasını istediklerini, gizleyen bir yalandı sarıldığı
Gelen misafirdi, vakti gelince ayak basan toprağına
Belki de, her yitenin taziye mesajıydı uğrayan
Tebessümle merhaba denen, son tebessümle uğurlanan hasta bir  zerre idi gerçek
Veya her misafirin üzerine atılan bir topraktı, yaşanan her an
Dondurulmuş duyguların çözülmüş haliydi, mevsimde yeşeren
Yahut, karamsarlıkların hapsedilmiş kafesini darmadağın edişiydi
Rüyaydı belki de yaşamak, her uyanışta yok olan  hayatın duyguları
Yaşamın gerçekliğinden korktuğu için  uyuyor gibiydi zaman, Kim bilir...
Kolay olan baharı yaşamaktı,  ya mutlu olmak!
Kışın doğan tek kardeleni konuşuyor olur muyduk ya da
Hapsedilmiş mutluluğun firarına saklıydı, tüm özlemler
Yoksa mevsimler arar mıydı rengini ömründe,  sığınır mıydı tek renge kim bilebilir.
                                                                   ELMADAĞLI
©elmadağlı