Susuz bir yazın geleceğini söylemişti ya hani sessizce toprak,
Dinlemiş miydik?
Kuruduğunda güneşe sersemce bakacağımızı,
Ağlaya ağlaya bağıracağımızı,
Ellerimizi göğe dimdik doğrultacağımızı söylemişti
Söylemişti ya hani her şeyin ne kadar da anlamsız geleceğini o vakit,
Her şeyin ne kadar da sade olduğunu, bir an hatırlayacağımızı her şeyi,
Büyük bir sırla, vermişti kulağımıza
Demişti ya işte her yanımızın,
Hem de her yanımızın çorak bitkilerin sapıyla dolacağını,
Yalnızlığın çığlığıyla birbirimize fısıldayacağımızı o vakit,
Sessizce,
söylememiş miydi?
Söylemişti hani, dinlemiştik de
Ağlamamış mıydık biz?
Hüngür hüngür, yere serile serile,
Ağlamamış mıydık?
Ne diyedir,
Niye ağlamıyor ki
nedendir ki o zaman bu bulutlar?
Neden ki
Neden yıkanmıyor bu toprak?
Ağaçlar dört bir yandan çırpmışlardı ellerini, bu değil miydi olan?
Çiçekler gibi değil miydik?
Nedendir ki o zaman bu yalnızlık, ne diye ölüyor onlar?
Yağmurun şarkısı, rüzgarın fülüdüne kavuşmaz mıydı biz koşarken?
Neden, neden o zaman, neden susuyor bu bulutlar?
Tepelerde büyük beyaz bir soğuk adam vardı, bilir misin?
Toprağı örten, koca bir adamdı o
Üşütürdü bizi, kıskanırdık onu
Hatırlar mısın o koca adamı?
Yeri gelince alır giderdi kendinden uzaklara,
yeri gelince doğardı bir sabah güneşiyle çocukların umutlarında
Şimdi yok da buralarda, bir gelir bir gelmez
Hatırlar mısın o koca adamı?
Söyle, hatırlattı mı bu çatlak dudaklı toprak?
Hatırlattı mı bu sıcak sahiller?
Hatırlattı mı yere geç düşen her bir yaprak?
Ağlayarak bindi bu gemiye bu dünya,
Bu onların çığlıkları
Masmavi denizin hatrına parıldardı koca gökyüzü, bu onların çığlıkları
Orman denirdi koca yüreklere ya işte,
Bu onların çığlıkları
Sadece susar kalırdı çiçeklerin üzerinde arılar,
Bu onların çığlıkları
Şairler izlerdi martıları, sessizlik fısıldardı onlara, izlerdi yeşil bir hatırayı
Dinle,
Bu onların çığlıkları..
©parchio
P