Islansın saçların, kime ne kadar gözyaşı döktüysen, o kadar ıslansın.
Kuraklık kalmaz ya, bilirim, merak etme sevgili, bilirim ona ne denli gözyaşlarını ziyan ettin.
Yüreğin pas tutmaz, rahatla, sahte hüzünler zarar vermez sana.
Bir zamanlar yerim vardı ya aklında, misafirhane hani, hatırlarsın.
Herkes bilmez orası kısa süreli sığınaktır, herkesi ben sanıp da, söylememezlik yapma en başından, beni evsiz bıraktın da, başkaları olmasın evinden, ocağından.
Kirpiklerinin her bir boşluğunu izlerdim, ve derdim(içimden), göz pınarlarına kaç tane yol açtın, bir tanesi bile bana ait olmayan.
Görüyorsun şimdi, biliyorsun, kendi ellerinle başka kalplere yol çizdin, koşuyorsun, ardına bakmadan.
Bakma zaten, ardında bir şey kalmadı, elimde tozlu bir kağıt parçası, mürekkepsiz bir kalem, izlerini siliyorum, bir gün dönecek olursan, yolu bulama diye.
Ben hâlâ yetinemedim sevgili, uykularımdan uyandım, sizi yazdım, yemeğim soğudu, sizi yazdım, hatta bitkilerim öldü, sizi yaşattım kalemimle.
Seni yazarsam bir gün, çoğul eki kullanmadan, ya da kimbilir, biz'li, boşversene sen siz'ken mutlusun, mutluluğun daim olsun.
©zeynepizm
Z