H

Yılmaz Güney Destanı

Adana'nın bağrında, Karataş'ın ovalarında,
Yenice'nin serin sularında doğdu Yılmaz Güney.
Küçük yaşta alın teri döktü, bilek gücünü kullandı,
Hayatın çetin sınavlarından asla yılmadı, asla pes etmedi.
Zalimlere boyun eğmedi, eğmeyi öğretmedi ona hayat,
Ezilerek yaşamayı, hayatta kalmayı öğrendi o.
Okulu hayat yaptı kendine, ders verdi ona her bir an,
Boyun eğmeyi reddetti, Siverekli aslan Yılmaz Güney.
Namı şanı büyüdü, göklere yükseldi adım adım,
Zalimlerin gölgesi düştü peşine, hasetle baktılar.
Deve dikeni gibi batmak istediler onu, engellemek için,
Deli atlar gibi tekme atarak düşürmeye çalıştılar yerlere.
Kitaptan bahsettiler Allah adına, ama mazlumu taşladılar,
Şanına, şöhrete engel oldular, onu aşağı çekmek istediler.
Zalimin zulmüne sessiz kalamadı Yılmaz Güney,
Şeref ve namusuna dokunanlara asla eyvallah demedi.
Gözü yılmazdı Yılmaz'ın, kimseden korkmadı asla,
Namusa, şerefe dil uzatanı cezalandırdı o.
Şeytanla birlikte anlının şakaklarından çıkardı hainleri,
Çakal gibi yaşamaktansa, aslan gibi ölmeyi seçti o her zaman.
Namertleri sevmedi Yılmaz Güney, yiğidin hakkını savundu,
Merde canı feda etti o, Siverek'in aslan yavrusu.
Zalimlere karşı koymazsak, mazlumların ahı kalır,
Kardaş ben Siverekliyim! Yılmaz Güney'in sesi daima yankılanır!
©hasanbey.