Ş

Yok'kun Yokluğu

Kalemin taze ağaç kokusu siniyor,
kağıdın uçra köşeler de, küflenmiş yaralarına
Bir yanı yanmış ama sonradan bir kıyamama
Ardından bir sündürme telaşı...
Bir uğraş verilmiş, kendi kendi ile bir anlaşamama
Her satır yazışta, siniyor kalem kağıda
Bir yok olma mı?
Kalem kağıda fedamı  yoksa feryat mı?
Kağıda sultan kaftanı giydiresen neye yar'ar, kaleme padişah kaftanı giydiresen neye yar'ar!
Kalemi kağıt saramadıktan sonra, anca küflenmiş yaralara mahkum kalırlar...
Kalem, kağıdın küflü kokusuna, kokusunu sunuyor.
Yanmış yanlarına çiçekler çiziyor
Ah! Kalem bilmiyor ki yok oluyor
Ama...!
yok olmadan mühim olan,
yok olana kadar 'yok' olanı beklemek
değil mi?
Üstüne sinmiş sevdanın kokusu,
yanmışlığına çizilmiş resimler ile..
Hatta edilen feryatları, kendine hapsedip
unutulmuş küflü raflar da beklemek
Bariz bir can azabı değil mi...?
Yada bir arayışın küçağın da olmaktı...
©şira...