Yokluğun,
Git gide karartıyor yüreğimi
Git gide soğutuyor bedenimi
Sarılsan belki , kalbin ısıtacak ellerimi...
Dönme ihtimalini sığdırdım yokluğuna,
Döneceksen dön , geç olmadan ısıt ellerimi
Zihnimde adın silinmeden,
Gel bul kendini içimden.
Olmayışın sinmesin nefesime
Yangın yeri burası , kurtar beni.
Yokluğun işlemeden içime,
Son nefesimden önce dön geri.
Sabah olmadan , kalemim kırılmadan,
Ben hâlâ sevebiliyorken ,
Vazgeçmemişken ,
Gözlerini dik gözlerime.
Vazgeçmek istemiyorum , gelmelisin...
Yalnız bırakma yokluğunla
Gücüm yok,
Sevmek istiyorum seni.
Her şeyim eksik olsun , sen varım ol.
Bırak mağlup olayım kalanlara
Ama boğma beni gözyaşlarımla
Alışmak istemiyorum yokluğuna...
Ya çekip al kendini içimden,
Ya da gel , tut artık ellerimden.
Sen olmadan ;
Güneş doğmuyor bak bu şehre.
Yıkılıyor ;
Hayallerim , umutlarım.
Siyaha bürünüyor sevdam ,
Elini tutamadığım her an.
Ben henüz elveda diyemedim sana
Vazgeçmek istemiyor yüreğim,
Sen olmadan.
Bütün umutlarım tükenmeden,
Dönmelisin geri.
Yapraklarım dökülüp , rüzgara savrulmadan
Sevmelisin beni.
Ruhum henüz veda etmemişken sana ,
Gözlerimin gördüklerini görmelisin.
Ben henüz yaşıyorken,
Sevmek için mucize gerekmeden,
Ruhunu getir ruhuma.
Yokluğunun soğukluğunu al yüreğimden.
Sen güneş ol ,
Islanalım yağmur altında.
Yeter ki sen gel yüreğime,
Bir mucize gerekmeden...
©birüya
B