Yine sert fırtınalardan geçtim
Geldim kan kusarak senin şehrine
O limandır ki hatırlatır seni
Bu şehrin gökyüzü gözlerinin mavisi gibi
Koyu ve hüzünlüdür bazende ıslak
Komün rejimden kalmadır gülüşlerin
Aniden bir iç savaş çıkar yüreğinde
Gülerken bir anda dalarsın uzaklara
Yine bir gece vardiyasıdır esir eder beni
Uyku göz kapaklarıma iltica eder
Seni hayal edip beklerken güneşin doğuşunu
Telsizden rusça soğuk bir ses gelir
Alarga uzar, hasret uzar sevgilim
Ben seni 3 gece daha beklerim
Ne gelirki elden isyan ederim sessizce
Soğuk bir Aralık gecesidir oysa ki
Beyaza bürünmüştür tüm şehir
Kırlangıca çıkar bir sigara daha yakarım Odessa limanına karşı
Fabrikaların dumanı uzaktan tüter ,
Sanki bize üzülmüş şehir de benle beraber sigara içer gibi...
Soğuk bir tren garıdır aşk sırtında eski bir asker paltosuyla sabahladığın
Eylül ayında Kiev' de bir gecedir
Ve o sefil aşık gemici benimdir...
Elimde sprey boyayla garın duvarlarına Valeria
yazmışımdır.
Terkedişin bile asildir beni
Bir cinayet ancak bu kadar kibar olabilirdi
Bir işkence ancak bu kadar ağır olabilirdi
Ve bir ayrılık sevgilim bu kadar sessiz olup bu kadar çok şeyi bitirebilirdi.
Adeta sabaha karşı ani bir devrim gibi
Ama gözlerime öyle suçlarcasına bakma
Çünkü ben hiç unutmayacağım
Denizi kıskandıran gözlerini
Yaşadığımız hiçbirşeyi hiçbir zaman
Bak altı sene sonra aynı oteldeyim
Bizim odamızda, bu sefer tek başımayım
Makyaj yaptığın aynaya bakıyorum
Sana ilk şarkı söylediğim parkta oturdum dün gece
Senle ilk öpüştüğümüz merdivenlerde tam heykelin önünde durdum bi sigara daha yaktım
Biletçi ihtiyar adamı gördüm beni tanıyamadı bile
Senden sonra ben savaş sonrası bir ülkeyim tüm kalelerim yıkık, tüm şehirlerim talan edilmiş
Çocuklarım çıplak ve kimsesiz
Ben ölürsem sabaha karşı ölücem
Sessiz ve aniden
Aynı gidişin gibi
Ve sen hiçbir zaman bunu bilmeyeceksin...
S