Bugün yaşananları dışardan görseydiniz,
İçiniz burkulurdu, mideniz bulanırdı.
Kalbi kırık ve solgun ruhları bilseydiniz,
Yüzünüz sararırdı, gözünüz kararırdı.
Bozuk mikrofonları, sesleri duysaydınız,
Sanki bülbül, kanarya ötüyor sanırdınız;
Kalbinizin sesine bir kere uysaydınız,
Doğruyu ve yanlışı ânında tanırdınız.
Siz asla hakîkati göremeyeceksiniz,
Atınızı yokuşa süremeyeceksiniz.
"İnsan"ların vicdanı huzuru bulsa bile,
Siz canınızı rahat veremeyeceksiniz!..
Peşinizde onlarca çakal dolaşsa bile,
Pis bıyıklarınıza sakal karışsa bile,
Derin çukurunuza herkes doluşsa bile,
Sırât-ı Müstakim'e giremeyeceksiniz...
Ezilen, hor ve hakîr görülen kimler varsa,
Hepsi sizden hakkını teker teker alacak,
Dünyada mutluluğu gasp edilen kim varsa,
Tüm kaybettiklerini bir gün geri alacak.
Bu dünyada değilse, mahkeme-i kübrâda,
Zâlimlerin önünde hakkını haykıracak,
Neyi var, neyi yoksa gasp edilen, dünyada,
Zâlimlerin önüne her birini koyacak.
"Bakın, işte!" diyecek, "görün n'âptığınızı!.."
"Keşke anlasaydınız yanlış yaptığınızı...
Allah'ım, ben mazlumdum, âh u efgân ederdim,
Hâlimi ve hüznümü tek Sana arz ederdim.
Dünyada yaptıkları onlara kâr kalmasın,
Allah'ım, Sen Âdil'sin, kimse mağdur olmasın..."
İşte böyle, hakîkat bir gün peydâ edecek,
Herkes, yaptıklarının arkasından gidecek...
©lahuting
V