yol bizim, el bizim
geçer gideriz gülüm.
bir sabah başka bakar,
bir akşam hayat çizeriz duvarlarımıza
ki say benim topaçlarım
senin bebeklerin
bir sevdanın orta yerinde kırılgan ve mahzun,
bak işte burada...
birine bakıyorsun ellerini uzatarak,
dışarda yağmur.
sevdalar kırılmış orta yerinden
yalan öpüşlerle uğurlanırken gece
gözlerini kapatıp kafa tutsan da
senden başka kime ne!
suçlu olmak değil ki geride büyüyen
gidersen git!
yokluğun benden başka kimin neyine
yalanların orta yerinde susulur bazen.
ilk çiçeğini dökmüş elma ağaçlarının hüznüyle
susarız elbet biz de
ama gerçek olsun istiyorum artık
yağmur sonrası gök boydan boya maviye keserken
yolumun üstüne yıldız olup çıkmaların
sorsan şimdi
annem o daha çocuk diyecek elbet
sırtında alevden gömleğin sıcaklığıyla
öteki beni anlatırken sana, ya da
bomboş sokaklar kendilerini tüketir diyerek
saklayacak beni aydınlıklara
toprağa giden nice oyunlarıma tanıklığıyla.
yol bizim, el bizim
geçer gideriz gülüm
marifet yüreğimizde...
©himmet.
H