Her güne başlarken bir umut sarardı.
Bir zamanlar içimi,
Baktığım her şey mükemmel geliyor bazen,
Duyduğum her şeyse bir o kadar asılsız.
Zaman zaman kendimi tüm dünyaya sağır zannederken,
Bir anda senin adın geliyor kulaklarıma,
Bilmediğim bir yüzün sesini tanıyorum uzaktan,
Iki kelime etmedigim seni arıyor gözlerim.
Feryat figan haykırıyorum adını,
Sanki bir boşluğa bağırır gibi amansızca.
Ve sonra gözlerimi bir açıyorum ne adın ne sanın ne de bedenin buralarda...
Sen gelemediğin yollara ben yolcuyum.
Buralardan geçerken yokluğunun soğukluğunu bırakıyorum sana.
Isıtamadığın yüreğime kışı getiren yokluğunla baş başa bırakıyorum seni.
Yalan dolan kelimelerin sende kalsın.
Senden kalan yürek yaralarımsa bana.
Boşvermişliğin dibine vururken,
Arkamda birçok şeyi geride bırakmanın yokluğu,
Seven bir kalbin yarası,
Adının arkasında saklı hissiz kelimeler,
Bir başıma upuzun bir yoldayım...
Geçerken şehirlerden hayaller canlanır gözümde,
Yakıp kavuran, esip gürleyen anılar var göz bebeklerimde.
Gözlerimi bir kırpışıma bakıyor gidişleri.
Öğrendim ki gidenle değil geride kalanla yaşanmıyor.
Bilinmezliğinde bıraktığın kırıntılar senin,
Gelecek bir ömrün kıyısında bekleyen umutlar benim olsun.
Artık benim kadar sende yalnızsın kıyılarımda adamım.
Gel demeyeceğim,
Sadece geçtiğin yollarda izlerini bırakma ki,
Senli rüyalara hapis olmayayım diyeceğim.
©siirsev3
S