E

Yolculayın Beni Ey Bahtiyarlar!

Koşturuyorsun yedi vadinin kıyısından.
Can kenarları dar geliyor uzaklaştıkça...
Gözlerimde soluyan neferler dökülüyor arkamdan...
Dokunuyor usulca...
Fısıldıyor yanaklarıma...
Duyamıyorum!
Kıskanç rüzgarların ahengine kapılıp gidiyorum..
Tenime tenime vuruyor uzayan yollar..
Yollar uzuyor , ben gidiyorum!
Bütün yollar sana çıkıyor,ben çıkamıyorum
Düpedüz intihar!Gölgeler hiç çarpışır mı ki
Hazin bir kuyuya daldırıyorum şaha kalkan cevherleri...
Cinayete şahit oluyor kavak yelleri...
Enkaz altında kalmış iki dirhem çukur...
Soğukluk eserken tenime;
Tüylerimin amansız mücadelesine sarılıyorum.
Hasret kapıyı çalıyor gurbetin ayazında
Elim kolum bağlı!
Kapıyı açıyor vicdanım...
Biraz hırçın,biraz azametli vicdanım...
Otur ulan şuraya!
Bağırırım biraz, biraz da kızarım!
Lakin ayağa kalktı bütün devler, korkuyorum...
Bu korku!
İmanımı zedeleyen ağarmış devin uğultusu.
Şöyle dönüp bakasım geldi arkama...
Nasıl da kırılmışsın orta yerinden!
Dallarında esmez artık rüzgarlar...
Oysaki;
Daha bugün tarçın dökmüştüm yaralı yapraklarına...
Beynimde koca bir leke...
Gübrelenmiş düşüncelerim...
Anlatamaz artık bir kış masalını..
Anlayın artık!
Küf tutmuş rayın feryadını..
Bu veda dudaklarımdan kayıp gidecek
El ele vedaya uzaşacağız elbet...
Homurdanacak tren rayları!
'Yine bir ayrılık,yine bir yolculuk,yine bir bekleyiş..
Ah insanlar!Bu kime ayrılık,kime yolculuk,kimi bekleyiş...'
Yığıntılar arasında bıraktın sözcüklerimi...
Elveda'yı çekip aldın arasından...
Heyecandan beli büküldü söyleyeceklerimin...
Koskoca elveda'yı kurtarabildim dudaklarımın arasından..
Elveda elveda elveda!..
Emrullah Burgu