R

Yolculuk

O yorgun gecenin en erken sabahıydı
Bilirsiniz vicdanınızın alarmı uyandırır sizi
O gün ne giydiğinizin hiç bir önemi yoktur
Sadece dışarı atmak istersiniz kendinizi
Kaskatı kesilmiş sokakların içlerine doğru
05:30 işçilerinin arasına karıştım şimdiden
Asık ve uykulu yüzlerin buluşması bu
Etrafta hala önceki günün ayak izleri var
Az ilerde yattığı kartonu katlayan bir evsiz
Ve ona eşlik eden kuyruğu kesik bir kedi
Havada asılı kalmış cümleler yavaş yavaş çözülüyor
Kimin cebinden düştüğü belli olmayan cümleler
Güne başlayacak insanların yüzüne çarpmak için
Adımlarım bana eşlik etmek istemiyor galiba
İlk kez yürümeye çalışan bir bebek gibi sendeliyorum
Sokakları karıştırırcasına sağa sola dönüyorum
Caddelerde keskin bir balık kokusu
Bütün mahalleye sinmiş herhalde
Tanıdık simalar yok denecek kadar azaldı
Evimden baya uzaklaşıyorum galiba
Annesinden habersiz dışarı çıkan çocuklar
Ellerinde bir parça ekmekle koşuşturuyorlar
İçlerinden sadece biri kapı önünde oturuyor
Adımlarımı takip etmek istercesine doğruluyor
Ağzındaki lokmayı çiğnemeside ağırlaştı
Şimdi ise gözlerimin içine bakıyor acıyarak
Bi sen mi gördün çocuk bu aciz adamı?
Bi sen mi bu yolculuğun sonunu gördün?
Üzülme çocuk ona doğru yola çıktım
İkimizde biliyoruz artık
Balkonlarda hırıltılı sesler yükseliyor
Pencerelerde açılıyor gıcırdayarak
İhtiyar yüzler mahalleyi soluna aldı camdan
Kahvaltılar uyanmış acıkmış suratlara
Evlerden çayı dansettiren kaşık sesleri yükseliyor 
Güneş hafiften kafasını yorgandan çıkardı
İlk ışığı yarı kapanık gözüme çarpıyor
Ara ara kaldırım değiştiriyorum sebepsiz
Hayallerini satan insanların arasından geçiyorum
Varacakları yere sürünerek gidiyorlar
Yakında bende onların arasına katılacam
Git gide ağırlaşıyor adımlarım, bedenim
Son bi gayret sokağına attım kendimi
Yaklaşıyorum sana galiba
Kokunun izini görebiliyorum geçtiğin yerlerden
İlk karşılaştığımız güne ulaşmak üzereyim
Muhtemelen hiç bir şeyden haberin olmayacak
O ilk tebessümünü görmemezlikten gelecem
O ilk 'günaydınını' duymamazlıktan gelecem
Parıldayan gözlerinin menzilini ezberledim
Değmeyecek bakışların o çirkin çehreme
Omuzlarına kavuşamayan saçların gibi
Dikkatimi hiç bir şey bozamaz artık
Başım ve naaşım o kadar önde olacak ki
Paltom elmacık kemiklerimi kesecek
Ve hiç rastlaşmamak üzere kaybolacam
Ruhunla kutsanmış bedenimden kurtulup
Artık sıradan bir adam gibi yaşayacam
Korkak adımlar koşturuyorum bedenimde
Göz bebeklerim titreyerek büyüyor galiba
Ellerim cebimi arıyor kör bir tedirginlikle
Oysa yürümek istiyorum sadece
Hiç yaşanmamışlıklara sarılmak delice
Dudaklarımdan düşüp ayaklarıma dolanan
Sözcüklere aldırış etmeden hemde
İşte oradasın biliyorum
Aynı caddede farklı kaldırımlardayız
Gölgenden çıkan ince ayak sesleri
Paslanmış kulağımda yankılanıyor
Yine asık surat, yorgun göz altları
Gümüş saatin vaktini sana ayırmış belli
En güzel tonunda durmuş ilerlemiyor
Herşey yerli yerinde
Hizada olmayan bi tek ben varım
Düşe kalka ilerliyorum yanından
Sana hiç değmeden hemde
Siliniyorum anılarımızdan
Biz hiç tanışmadık aslında
Sadece tanıdık bir simasın artık
Sadece genzimi yakan bir nefes
Rastlaşmakta zor gelir bize
Saçakların altında gizlenirim
Bu küçük şehir saklar beni senden
Bu küçük şehir şahidim oldu çünkü
Alır bağrına basar beni
©reşitbilen