Yorgunum üstad, çok yorgunum
İçime atıp da kaybettiklerimi
Damar damar gezip de bulamayışımdan yorgunum
Haklısın, yanlış yerde ararım kayıpları
Şuurunu kaybetmiş birinin içinde ne gezsin kaybolan bi katre ay ışığı
Yorgunum üstad, çok yorgunum
Göz pınarlarımdan bıraktıklarımı
Kahkaha senfonisine dönüştürme çabasından yorgunum
Haklısın, dönüşmez yağmurlar güneşe Güneşin karanlık sokaklarında ne gezsin benim minik tebessümlerim
Yorgunum üstad, çok yorgunum
Beynime kazılan hatıraların kokusunu
Derin derin içime çekip de kokusunu alamayışımdan yorgunum
Haklısın, unutulmaz bir günde kolay kolay
Kalbinin kuytu köşelerinde ne gezsin özlenen uçucu hatıralar
Yorgunum üstad, çok yorgunum
Her 'Her şey güzel olacak' deyişimde
Sol tarafımın çöküşüne şahit olmaktan yorgunum
Haklısın, bu aşk da gerçek değil
Aynalar sokağının orta yerinde ne gezsin gerçekliğe dahil bedenler
Yorgunum üstad, çok yorgunum
Sahte tanrıçama derdimi anlatmaya çalışırken
Kelimelerin boğazıma kadar gelip yeniden mideme inmesinden yorgunum
Haklısın, bazı kelimeler çıkmamalı hücresinden
Dünya denen bu yerde ne gezsin kelimelerin cirit attığı yerler
Ölüyorum üstad, ölüyorum
Uçurum kadar derin, deniz kadar mavi gözlerinde
Bir zamanlar yüzebilirken şimdi boğularak ölüyorum
Haklısın, bitmez boğulduğum denizlere ilgim
Uzay boşluğunun bilinmeyen bi yerinde nerden bulunsun benim cansız bedenim
Ö