Dağların yamacında, bir yörük kızı var,
Gözlerinde dertler, türkülerinde umut var.
Yaylalar şahit olmuş, o acılı ninnilere,
Yüreğindeki yangını, dökmüştür türkülere.
Kopar kopar gelir, türküler yellerce,
Her nota bir dert, her dize bir hüzünce.
Yörük kızı söyler, derdini dile döker,
Dağlar taşlar yankılanır, türküsüyle coşar.
Dolunay misali yüzü, yıldızlar ışıl ışıl,
Dudaklarında kiraz, sözleri bir bülbül.
Tarsus üzümü gibi, tatlı dili var yörük'ün,
Dinleyen aşık olur, mest olur türküsüne.
Yörük kızı hoyrat, yüreği kocaman,
Sevgi dolu bakışları, yakar her canı inan.
Türküleri umut dolu, yarınlara dair,
Sevdanın ve hasretin, türkülerinde yeri var.
Dağlar yıkılsa da, yollar aşılsa da,
Yörük kızı'nın türküsü, unutulmaz asla.
Saz çalar türküler söyler, yörük kızı her dem,
Türkülerinde gizlidir, yüreğinin sırrı dertlidir her daim.
©hasanbey.
H