Yollara düşüp de gimekten değil
Ayağıma batan taştan yoruldum
Bana taşlar atan düşmandan değil
Gül diye hâr sunan dosttan yoruldum.
Geceler gündüzden daha vefâlı
Yazlar kışlardan daha da cefâlı
Her ışık görünce sandım sabahı
Bana umut olan günden yoruldum.
Uğruna nice cefâlar çekerdim
Yollarına daima gül ekerdim
Ellerinden bal ve şerbet umardım
Bana zehir sunan yârdan yoruldum.
Ah! Zamân bile olmuş bana düşman
Geçen her günüm de dününe pişman
Şimdi ne haldeyim düşündüm bir an
Aklımda çetin sorudan yoruldum.
©abdulkerim
A