Bazen oturur insan
Ellerini suratına götürür.
Ne yaşadığını,
Ne gördüğünü,
Yada ne yaşayacağını düşünür.
Bir çok sorular düğümlenir beyninde.
Diline pelesenk deymiş gibi,
Söylenir durur kendi kendine.
Bir çözümsüzlük sarmalı içinde bulur kendini.
Aslında her şeye bir çözüm vardır.
Yada öyle sanılır.
Ama onu bulmak hiç kolay değildir.
Sadece zamana bırakmak gerekir.
Fakat insanoğlu ya, ikna olmaz kolay kolay.
İnatla, canla, başla
Varsa yoksa bir umut diyerek,
Ve bütün mücadeleyi o uğurda verir.
Hayatını bir umut uğruna tüketir...
Bazen yorulmak gerekir usta!
Bazen durulmak,
Bazen savaşmayı bırakmak gerekir.
Çünkü acımasız bir döngü içindedir insan
Önce kendisine bakması gerekir
Sonra dönüp etrafına
Sonra yaşadıklarına.
Bir bakar ki olduğu yerde değil artık
Zaman bir çok şeyden uzaklaştırmış
En önemlisi de kendisinden.
O kadar çok uzaklaştırmış ki, arakasına dönüp bakmayacak kadar halsizdir artık.
Ve bir adım daha atamayacak kadar yorgun...
Anladın mı ne demek istediğimi usta?
Yoruldum artık usta yoruldum!
Hemde çok yoruldum
Kimseye kızmayacak kadar
Vurup kırmayacak kadar
Kendimi yadırgamıyacak kadar
Yoruldum...
Ne bu hayatın yüzüne, nede canına tükürecek halim var artık, usta!..
Duydun mu beni?
Akşam olsada eve gitsek diyorum...
tiryaki
T