U

YURDUM OLMUŞTUR

Bir müptelasıyım bu kavizli yolların gayrı,
Dalarım, durduramam manadan gelen garamı,
O mana ki, timsalidir bu bendeki mehlikaya sevdamın,
Meftunum, yurdum olmuştur kırışıklığı simasının.
Lügatlarım korkar bu bendeki şerha yürekten,
Netâmeli ihtirasları sızdırır durur içinden.
Ruh-u revanım, seçkin hasletin ta iliğimde payidar,
Kan revanım, yurdum olmuştur gözlerin, baktığım kadar.
Bunca vakit öylece oturmuşluğumdan utanırım,
Benden önce yurdumu gezmiş aşıkları kıskanırım.
Hücrelerime ayrışırım bir bir, her zerrene varmaya,
Seyyahım, yurdum olmuştur, doymam, doyamam turlamaya.
Narin sinamekiye benzer bu beni unutuşların,
İçimi burkar durur o unutamadığım savruluşların.
Bunca sitemin kimeydi, bana belli etmeseydin,
Sen benim mecruh yanım, yurdum olmuştur kelimelerin.
Zamansızca oldum ciğerparen biliyorum,
Acı verdiğim fani canını seviyorum.
Neyleyim bu hayatı, senin dilhun olduğun,
Umutlara nigâhım, yurdum olmuştur yurdum, soluğun.
Noksanım, ben büyürken koparmışlar dalımı,
Bir nim bûsen içimde bir ferfecir yarattı.
Diğer yanım yalnız bir çiçekti onu da sen sararttın,
Yüzün bahçem, bahçem yurdum olmuştur, toprağı ağarttın.
Sen benim içimde küçücük bir süveydam,
Sen benim başıma gelen en tatlı belam.
Sen benim sana lâl olan dilimsin,
Sen benim vuslatımsın, yurdum olmuştur zift yüreğin.
Senden baktım hayata, objektif hep siyahtı,
Ölümüm, bir müştak ile meylettiğim merakımdı.
Merakım sendin, öğrendikçe kayboldum,
Ruh-i kemalim, yurdum olmuştur varlığınla yokluğun.
Ok gibi kalbime saplanmıştır kirpiklerin,
Yurdumun sazına tel olmuştur, teline melodisi gözlerin.
Yâd ettiğim güfte olmuştur, dinlemektir en zoru,
Acı türküm, yurdum olmuştur, billur sesinin her tonu.
Bu rüzgâr nerelere eser böyle?
Bu yapraklar nerelere uçuşur haince?
Yurdunu tanımaz olmuş bu güneş, doğmaz olmuş,
Afitabım, yurdum olmuş yanın, yurdum gece kaybolmuş.
Beklediğim durağı ulaşılmaz kılmışlar,
Dümensiz gemileri karşılar durur rıhtımlar.
Raylar kıskanır yurdumu, izlemeye doyamadığım,
Berceste vedam, yurdum olmuştur, başlangıcım, kucağın.
Bir iklim gözümde her havası hüzün,
Bir beyabanda susuz canlıydı gülüşün.
Bir mapusta suçsuz bir mahkumdu nasibim,
Kelepçem, yurdum olmuştur benim sende esirliklerim.
Bir muhayyile doğar sana ölüşlerimden,
Ölürüm bir defa, bir defa sana gelişimden.
Tüm kapılar yüzüme çarpılır, anahtarsız kalırım,
Yekpârem, yurdum olmuştur yalnız sana olan kalp sızım.
Hayata küsmüşlüklerimle bugün ahi oldum.
Buyur ettim ağırladım acıları, yüreğimden kovduğum.
Kapılar ardında gizlenir bütün ömrüm, dost bildiğim,
Annem, yurdum olmuştur, bağrına bastığın çocukluğum.
Ben büyüdüm bilirsin, çoğaldı serzenişlerim,
Bir an gelir bu yakarışlarımı duymanı istemediğim.
Bu anı yamayasım gelir, kefenimin sol kısmına,
Lahzamsın, yurdum olmuştur, oluşun hayatımda.
Gidişlerini adımlıyorum, adımladıkça gidiyorum,
Seni bana ulaşılmaz kılan kadere sövüyorum.
Kendime getiriyor sonra bir çift cümlen,
Günahlarım, yurdum olmuştur, yokluğun cehennem.
Sen benim dokunmaya kıyamadığım çiçeğim,
Sen benim en neşveli gülüşlerim,
Sen benim içinde yaşamaya hercai hallerim,
Dualarım, yurdum olmuştur ondandır bu sensizliğim.
u.printer
©u.printer