Damardan hissedilen her acının
her kendine göre bir azzı vardır
elbet susmuş karanlığın kalbine
inen lütuf ettiği ölüm yakın'dır
kurşunlar seke seke vurur alnın
orta yerinden bir azap dövmesi
hayat ve çıkılması zor biryerde
ateş'e verdiğimiz o puslu zaman
yüz yıllar boyu hüküm süren kâh
geçip giden ömrün şu pahasına
aynı eşikten düştüğümüz mezar
adımız yazılmış ve taşa kaderin
üzerine titremek gibi korkunun
kendisi ölüm kapında durmuşsa
evi telaşa verme uykusuz ranza
dört duvarlar arasında gitmek
C