Yaşıyoruz zamanın şerrini, Kalmadı kimsede merhamet zerresi. Herkesin aklında dünyanın serveti, Dünya süslü bir cevher, mağrur ve zehirli.
Bilmezler ki hangi cevherle bekler onları felaket, Hiç kalmamış kalplerde Allah korkusu, ne teselli ne niyaz. Herkeste var hayatın gerçeklerine dair bir naz, Gözlerde gaflet uykusu, kalpte bir avaz.
Oysa söz vermiştik biz ezelden Mevla'ya, Kul olacağız diye yaratan Allaha. Unuttuk dalınca dünyanın şatafatına, Gün gelir göreceğiz kıyametin şafağını.
Yok olmayacak diye avuttuğumuz dünyanın sonu, Son bir nefes belki bizim kıyametimiz, son soluğumuz. Nerede kaldı misak Allah'a verdiğimiz ilk andımız? Unuttuk mu biz kulluğumuzu, Rabbimizin buyruğunu?
Uyanalım gafletten, dönelim doğru yola, Pişmanlık duymadan önce, işlediğimiz günaha. Tövbe edelim Rabbimize, dileyelim af dileyelim, Belki o zaman kurtuluruz, cehennem ateşinden, elemden.
Unutmayalım biz kullarız, Allah'ın yarattığı, O'na muhtaçız her an, her saniye, her nefeste. Şükredelim nimetlerine, razı olalım kaderine, Belki o zaman buluruz huzuru, kalbimize şifa verir nefese.
©hasanbey.
H