Derin bir sessizliğe bürünmüş
Tahta köprünün ışıldayan yönünde
Bir kuru ağaç, susuz.
Kendini bilir atfetmiş
Avaz avaz bağıran dilsiz.
Üzerinden geçen kelimelere sahibim sanmış.
Densiz.
Fezanın anlamsız büyüklüğünden pay alan bir zihin gibi hadsiz.
Ben varsam, kuru ağaç, üzerinden geçilmeyen gıcırdamayan köprü varsa.
Ben gıcırdıyorsam sadece,
Kendini avaz avaz inletiyorsa rüzgarla kuru ağaç...
Öylese varsın koysunlar baş ucuna kutsal kendiliklerini.
İçine ne koyarlarsa koysunlar.
Nihai bir şaşkınlığın korunda duracaklar.
Ö.ö
H